Pesic? Check!


Bugüne kadar basketbolda bir güç olamamış ve bunu pek de önemsiyor gözükmemiş Bayern München cephesindeki hareketlenmeden geçen yaz burada uzun uzadıya bahsetmiş ve Alman basketbolunu sevenlere -o zaman biraz paranoyakça tınlamış olabilecek- “Tehlikenin farkında mısınız” sorusunu yöneltmiştim. Yazıda durumun ciddiyetini görünür kılmak için kasten abartılı cümleler kullanmış olabilirim, bunu ben de kabul ediyorum. Ancak o günden bu yana Almanya’dan haber alamıyorsanız bilmelisiniz ki, Büyük Bayern Projesi yolunda tam gaz ilerlemeye devam ediyor. Dirk Bauermann’ın keskin zekasına çok da yakışmayan bir şekilde “Kulüp basketbolunun 12 mevsimlik mesaisini özlemiştim” sözleriyle gerekçelendirdiği, kendisini önümüzdeki ekim ayından başlamak üzere 2014 yılına kadar sadece Bayern’e bağlayan kararının hemen ardından uzun süredir beklenen bir başka imza atıldı. Svetislav Pesic’in eski Alman milli oğlu Marko Pesic, yeni oluşumda sportif direktör titriyle görev alacak.


Pesic kariyerine Alba Berlin’le kazandığı altı şampiyonluk ve milli takımla 2002 ve 2005’te aldığı bronz ve gümüş madalyalar sonrasında veda etti ve Venedik’te Spor Pazarlaması ve İletişim üzerine eğitim aldıktan sonra oyuncu menajerliği yapmaya başladı. Kurduğu menajerlik şirketi Lumani Sports‘tan bu ayın başında ayrılarak Bayern görevi için önündeki son engelden de kurtulan Pesic’in bu teklifi kabul etmesinin an meselesi olduğunu tüm Almanya biliyordu aslında. Tıpkı Bauermann’ın Bayern ile milli takım arasındaki tercihinin ne yönde olacağını bildikleri gibi…

34 yaşındaki Pesic aktif basketbolculuk kariyerine veda ettikten sonra hem kendisini basketbolun yönetici kademelerinde saygın yerler edinme amacı doğrultusunda çok iyi eğitti, hem de çok iyi bağlantılar kurdu. Fakat belki de şu aşamada Bayern adına Pesic’ten sağlanacak en büyük fayda transfer sürecinde olacak. Futbolda çok sık alıntılanan bir Bayern düsturu olan “En iyi Alman oyuncular Bayern’de oynamalı” bugünden sonra muhtemelen Pesic’in ofisinin duvarında da kendisine güzel bir yer bulacaktır.


Son yıllarda Pesic’in menajerlik şirketinin en büyük odak noktalarından olan ve Pesic’in spor salonlarında bizatihi ilgilenirken fotoğraflandığı Robin Benzing gidilecek ilk adres olacaktır bana kalırsa. Geçen yaz draft listesinden adını son anda çeken ve Ulm ile yakaladığı 15.1 sayıyla ligdeki en skorer Alman olan Benzing, salt bu unvanla bile yukarıda değindiğimiz kulüp mottosunun işaret edeceği ilk isim olmayı hak ediyor. Geçen ay Bauermann’la birlikte Allianz Arena’da Stuttgart maçını izledikleri haberi, düşüncemin çok yersiz olmadığının göstergesi olabilir. Bu sene NBA takımları tarafından seçilebilir, ancak bu yönde çok fazla çalışma yapmadığı ve işi oluruna bıraktığı izlenimi alıyoruz yoğun biçimde. Pesic de daha önce “NBA takımları Benzing’le ilgilenirse mutlu oluruz, ama yakın gelecekte ABD yolculuğu gözükmüyor” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Az önce bir fikir alış verişi sırasında ortaya Jan Jagla ismi de atıldı mesela, Lumani Sports yoluyla sunulan seçenekler oldukça zengin. Zaten mevcut Bayern kadrosunda içlerinde Steffen Hamann ve Demond Greene’in de bulunduğu dört isim halen bu şirketle çalışıyor. Bauermann’ın kadroyu en üst düzey Alman basketbolu için yetersiz gördüğü ve bu yaz hayli aktif olmasının beklendiği yazılıyor ki kulübün kodamanlarının da bu tip bir yaklaşımdan ancak hoşnut olacaklarını söylememe gerek yoktur sanırım.


Litvanya’daki Avrupa şampiyonası Bauermann’ın milli takımla son dansı olacak ve Dirk Nowitzki’nin bu final serisi sonrasında belki de son kariyer hedefi olarak kalacak olimpiyat altını için Londra bileti almak çok önemli. Fakat Bayern söz konusuysa bu biraz daha bekleyebilir değil mi? Zira Pesic’in sportif direktörlüğü resmi olarak açıklanmasına rağmen, Bauermann transfer görüşmelerinde henüz ipleri bırakmış değil. Şu sıralarda NBA kariyerli Hırvat uzun Dalibor Bagaric’le anlaşmak için Atina’da bulunuyor örneğin. Maroussi’de 12 sayı, 8.5 rebound ve 1.5 blokla tamamladığı başarılı bir sezonu geride bırakan 31 yaşındaki Bagaric aynı zamanda Münih doğumlu ve Alman vatandaşlığına haiz. Yani tanıma uyuyor… Bauermann’ın özel muamelesinin arkasında yatan sebeplerden biri, Bagaric’in kariyeri boyunca çizdiği takım kimyası için hastalık saçan oyuncu profili de olabilir tabi.

Alman spor dünyasının en kudretli isimlerinden Uli Hoeneß, saha içinde ülke basketbolunun son 10 yılda çıkardığı tartışmasız en iyi koçtan sonra şimdi de kendi elinin uzanmadığı basketbolcu güruhu arasında dört yıl gibi kısa bir sürede imparatorluğunu ilan etmiş yöneticiyi de saflarına kattı. Tüm bunları Bayern München çatısı altında yaptığını da hesaba katınca endişeye kapılmak için çok aceleci davranmamışız gibi geliyor…
Bunlar da ilginizi çekebilir:
The Spider from Hessen, Cem Pekdoğru, Numaraiki – Tık!
Das Bayern-Projekt, Çağrı Turhan, IN THE GAME – Tık!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *