No Alarms and No Surprises, Please

Savunma bölgesinde Rio Ferdinand, Jonny Evans ve John O’Shea’in yaşadıkları uzun süreli sakatlıklara hafta sonunda Nemanja Vidic’in hastalığı da eklenmişti. West Ham maçı sırasında ise önce Gary Neville, ardından da bir başka emektar Wes Brown sakatlıkları nedeniyle kenara gelmek zorunda kaldı. Maçın sonunda kısa bir süre de olsa Fletcher-Carrick-Evra-Giggs savunma dörtlüsünü izlediğimizden bahsetmiştim son yazıda zaten. Fakat bu görüntüye bir süre daha katlanacağız gibi duruyor. En azından hafta sonu oynanacak Aston Villa maçına kadar…


Wolfsburg deplasmanına kafileyle birlikte uçan 19 kişilik kadro içerisinde sadece iki adet defans orijinli oyuncu var. Bunlardan biri de rezerv takımdan dahil edilen 90 doğumlu Oliver Gill.

GK: Ben Foster, Tomasz Kuszczak.
DF: Patrice Evra, Oliver Gill.
MF: Gabriel Obertan, Magnus Eikrem, Paul Scholes, Darron Gibson, Antonio Valencia, Michael Carrick, Matty James, Ji-Sung Park, Anderson, Darren Fletcher, Cameron Stewart, Nani, Oliver Norwood.
FW: Michael Owen, Danny Welbeck.

Bunun yanında hafif sakatlıkları bulunan Federico Macheda, Dimitar Berbatov ve Wayne Rooney de Manchester’da kalan diğer isimler. Kiko ve Berba’nın Villa maçında oynamaları da zor gözüküyor, Rooney muhtemelen sahada olacak. United bu kadroyla hücum hattında üç tane birbirinden meziyetli oyuncuya sahip Wölfe’ye direnebilir mi ya da ne kadar direnebilir, bilmiyorum. Üzerine çok da düşünmüyorum aslında. Alex Ferguson, Beşiktaş’a karşı Old Trafford’da sahaya çıkardığı onbire en azından puan konusunda güveniyordu fakat Gabriel Obertan dışındakiler fazlasıyla savruk gözüktü. Bu hayal kırıklığının üzerine burada alınacak mağlubiyetin ve olası ikinciliğin öncelikli endişe konusu olduğunu düşünmüyorum Sir için. Zaten paralel gruplarda ortaya çıkan tablolar gösteriyor ki, ikinci torbadan da en az ilk torbadan gelecek ekipler kadar zor eşleşmeler çıkabilir. Bu yüzden sonuna kadar gitmeyi hedefleyen bir kulüp için çok da önemli olmasa gerek bu grup birinciliği hadisesi. Fakat uzun erimde özellikle savunmada sıkıntılar yaşanacağı ortada. Ferdinand bir tam sezonu geçirebilecek durumda değil net biçimde. Brown ve O’Shea gibi diğer alternatifler de ancak kısa süreli çözüm önerileri olabiliyor görüldüğü üzere. Bu muhabbetlerin sonunda gelinen nokta hep aynı oluyor ve Gerard Pique’nin kulüpten ayrıldığı güne lanet ediyoruz. Fakat orada yönetimin yapabileceği fazla da bir şey yoktu, oyuncu yetiştiği kulübe geri dönme arzusu taşırken… Alttan da savunmanın ortası için yakın gelecekte yetişebilecek tek isim Jonny Evans gibi, onun da ne kadar güven aşıladığını herhangi bir taraftara sorabilirsiniz. Cevap pek iç açıcı olmayacaktır.

Aston Villa maçında son dönemde fena da oynamayan Paul Scholes’u dinlendirmek mantıklı olabilir. Bu yaştan sonra o dizlere binen yükün yarattığı tahribatın geri dönüşü olmayabilir. Gönül isterdi ki, aynı muameleyi sezon başından beri sürekli oynayan Evra-Fletcher ikilisine de gösterebilsek. Fakat öyle bir lükse sahip olmadığımız gibi, bu maç özelinde her ikisi de alışılmışın dışında savunma görevleriyle yüklenecek. Özellikle Evra’nın hızı göbekteki ağır ikilinin varlığında önemli olacaktır. Yine de 1-2 tane sıkıştırırlar araya muhtemelen. Carrick-Dzeko kapışması da ilginç olmaya aday. Kalede güvenini kazanmış PIG ile devam edilmeli. Güven kazanmak dediysek Peter Schmeichel’ı taklit edecek düzeye geldi dayıoğlu yukarıda görüldüğü üzere. Akademiden Ole Gunnar Solskjaer’in memleketlisi Magnus Eikrem’i görmek güzel olurdu. Antonio Valencia’yı yormaya değmez, belki son yarım saat. Geri kalan her şey için O’Bertan bu maçlık…


Kuszczak
Fletcher – Carrick – Gill – Evra
Obertan – Anderson – Gibson – Park – Eikrem
Owen

Blog tarihinin en gereksiz ikinci yazısı seçtim bunu kendi adıma… Video için İsmail Özkısaoğlu’na teşekkür ettik.

Sansürsensin: http://www.youtube.com/watch?v=2P1hu6LAGzo

1 thought on “No Alarms and No Surprises, Please”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *