Anket Durumları #4


Uzun süredir anketler için ayrıca yazı yazmıyordum. Böyle bir başlığı Manchester United forumlarından birinde gördüm, muhtemelen de RedCafe idi. Kendime söz verdim, bu karşılaştırmadan yola çıkıp bir anda sezon öncesi değerlendirmeye çevirmeyeceğim yazıyı. Zaten tek bir hazırlık maçı izlemişliğim yok, Audi Cup’ın da sınav fikstürüyle çakışması bunu gerektirdi. Bayern München maçında Edwin Van Der Sar parmağından sakatlanmış penaltı atışları sırasında ki çok büyük bir sürpriz değil benim için. Bir dönem basında yer bulan Iker Casillas söylentileri üzerine böyle bir şeyler yazmıştım, bu söylentilerin gerçek olamayacak kadar güzel olduğunu da ekleyerek. VDS bize çok büyük bir katkı sağladı, Sir Alex Ferguson’ın istediği tarzda bir kaleci oldu. Hatta direkt Ali Ece’nin yazısından alıntı bir kıyaslamadır ki Massimo Taibi gibi tek görevinin iki direk arasına gelen topları kurtarmak olduğunu sanan bir kaleci modeli değil, aksine Peter Schmeichel gibi takımını arkadan iten, hücuma çıkarken dahi 11. oyuncu olarak katkı veren bir adamdır. Herkesin güvendiği, her anlamda arkasını emanet edebileceği bir profil çizmiştir kariyeri boyunca. United’da da bu değişmemiştir ve Schmeichel sonrası dönemde oradaki sancılara en etkili ilaç olmuştur Hollandalı kaleci. Geldiğinde yaşı üzerinden eleştiri yapanlar, Fergie’yi çarmıha gerenler Laurent Blanc olayında olduğu gibi yere çakılmışlardır bir kez daha.

Fabien Barthez’in United kariyeri malum. Massimo Taibi dedik az önce, Mark Bosnich vardı, en kötüsü de Roy Carroll’dı belki de. Tim Howard iyi bir seçimdi, ama o da rüşdünü ispat edemedi o dönemlerde. Yarın gelse üzülmem. Premier League’e bakınca, onun dışında içten içe istediğim tek adam da Robert Green. Ben bu adama Norwich City sezonundan beri güveniyorum. David Bentley, Darren Huckerby, Dean Ashton, Thomas Helveg gibi isimlerden oluşan eğlenceli bir kadro ile güzel bir sezon geçirseler de küme düşmekten kurtulamamışlardı. Ama Green o kötü sezonda bile kumaşını göstermeyi başardı. Gerçi farazi konuşuyoruz bayağı. Ben Foster varken bir Green transferinin olası olduğunu pek sanmıyorum, United geleneklerini göz önüne alınca… Foster için önemli bir fırsat olacak, geçen sezonki penaltı kurtarışlarıyla güzel hatırlanıyor Tottenham karşısındaki. Ama bundan fazlasına ihtiyacı olacak Van Der Sar’ın üç aylık yokluğunda. Ben Tomasz Kuszczak’ı da severim aslında ama Neco Martinez’den yediği o jeneriklik golden sonra Kuszczak da eski Kuszczak değil sanki… Bu olaydan tamamen bağımsız da olabilir, ama 27 yaşındaki bir adamın kariyeri hakkında oldukça az bilinmeyen vardır, her ne kadar mevkii kaleci olsa da. Ferguson’ın Foster hakkında birçok övgü dolu açıklaması oldu son zamanlarda, kaleyi ona emanet etmemesi de ihtimal dışı görünüyor…


Yine saptık… Anderson hakkında oraya buraya çok fazla yazdım. Yolda görsem Taksim’de birkaç yerde “zenci örgüsü” olarak adlandırıldığını acıyla tecrübe ettiğim o saçlarından tutar, bir daha da bırakmazdım. Adamın yetenekli olduğu ilk günden beri apaçık görülebilen bir şey. Ancak Fergie’nin orta sahanın ortasında kullandığı oyuncularından beklentisi hem savunmayı, hem de hücumu aynı seviyede yapabilmesi ve bir United oyuncusu olarak bu görevlerinde mükemmeliyete ulaşmasıdır. Mükemmeliyete giden yol, pek tabi sadelikten geçer. Kusursuz olmak istiyorsan, öncelikle basit şeyleri yapabilmen gerekir. Anderson’un geldiği günden bu yana, bu sadeliği ne zaman gösterdiğini hep beraber sorgulayalım. Özellikle geçen sezon onu ne zaman sahada görsem, maçın sonucu ile ilgili endişeler sardı dört bir yanımı. 4 dedik, 1 dedik, Liverpool maçında kullandığı ilk pas tercihlerinin aklımıza gelmemesi zor United sempatizanları olarak. Hatta bu maç sonunda, gerçekten de standartlarının altında bir gün geçiren Michael Carrick olmuştu eleştirilerin en azından orta saha için odak noktası. Halbuki partnerinin dikine ve riskli ilk pas tercihleri, onu oyunun dışında bırakmış ve savunma alanında etki gösterememesinin müsebbibi olmuştu açık biçimde. Bu sene James Joyce Pub ziyaretlerini sıklaştıracaksak eğer, ben bu arkadaşı görmek istemiyorum sahada. Şimdiden söylemiş olayım da sağdan soldan “Aslında iyi oyuncu abi be” gibi sataşmalara maruz kalmayayım…


Taraftarlar bu soruya ortak bir cevap verememiş. Ferguson’ın Anderson konusundaki sabrının selametle sonlanacağını düşünenler var halen. Daha yetenekli adam, o oynasın diyenler de. Saf yetenekten bahsediyorsak, kapasitesinin Darron Gibson’ın üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Ancak bu kapasiteyi kullanma noktasında da başka bir yeteneğin devreye girdiğini çoğu kişi göz ardı etmekte… İşte bu noktada, bugüne kadar mental olarak daha kararlı bir portre çizdiğini gerek gözlemlediğimiz, gerekse de bu yönde duyumlar aldığımız Gibson tercihi bana daha akıl karı geliyor. Bu genç adamı 4-5 kere izledim ve her defasında minimum hatayla çok güzel işler yaptı. Pas organizasyonlarının çıkış noktasında hep o vardı ve bu işi Carrick düzeyinde yaptığı maçlar da oldu. Foster mevzuunda bahsettiğimiz Tottenham maçı ilk aklıma gelen örnek… Ben şans verildiği takdirde en az Darren Fletcher kadar katkı verebileceğini ve gelecek kaygılarıyla rotasyonda Fletcher’ın da önüne geçirilebileceğini düşünüyorum. Altyapı yıllarında bir forvet adayı olarak ortaya çıkan Paul Scholes’ün Ferguson’ın ellerinde komple bir orta sahaya nasıl dönüştüğünü bizzat görebilmiş değilim, ama ortaya çıkan ürüne bakınca üstün İskoç teknolojisine hayran kalmamak elde değil. Anderson için de ümidimi canlı tutmamı sağlayan bir örnek olarak hizmet etti Scholes örneği uzunca bir süre. Ancak geçtiğimiz sezonun başında o ümitler yavaş yavaş yok olmaya başladı ve ne yazık ki şu anda bir kırıntı bile kalmadı içimde… RedCafe’de yalnız olmadığımı gösteren, hatta bir ara ulan ben mi yazmıştım bunu diye düşündüren bir yorumla bitirelim ve sağ tarafa alalım sizi… Benim cevabım açık olsa gerek.


“Gibson deserve a chance really. And not just because he’s more ‘solid’ (a phrase that usually gets assigned to Brits/Irish), but because I think he is technically and mentally a very good player. Fantastic shot on him and he’s starting to show an eye for the killer ball.

Think Anderson needs a kick up the arse in all honesty!”

2 thoughts on “Anket Durumları #4”

  1. baba bence bi kaleci alsak iyi olucak. foster'ın önüne olması gerekmez illa ki ama foster'ı ben de tottenham maçındaki penlatıları dışında çok iyi hatırlamıyorum. vds zaten bırakıcak, ortama alışır yeni gelen de.

    gibson konusunda katılıyorum, sağlam topçu. sağlam derken baya baya sağlam yani, garantici, sağlam basan ve düzgün kararlar veren bi adam. daha fazla oynucak bu yıl mutlaka. zaten izleyince neden orta saha transferi yapmadığımızı anladım biraz da.

    anderson iyi oyuncu abi yalnız ehe mehe, gol de attı açılır o daha.

  2. 2 yıl sonunda golünü attı sonunda, dokunduracaktım da vazgeçtim..

    bence de abi bi kaleci elzem.. ama foster varken bunun başka bi proje olmasını değil, kendisini kanıtlamış isimlerden biri olmasını bekliyorum.. seneye direkt birinci kaleci görevini alabilecek bi isim yani.. konuşulan isimler kim bilmiyorum, sallamak da istemiyorum şu anda.. zaten yazıda bikaç isme de göz kırptım ama hepimiz şaşırabiliriz.. o kadar söyleyeyim.. ama bence önümüzdeki yaz olacak bu transfer..

    sen dortmund seviyordun di mi? stay tuned..

Leave a Reply to Sheed Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *