Turkish Prison

Selam. Naber? Konu eksiğimiz çok, hemen başlayalım.

Yıllık iznimi geçirdiğim Altınoluk sahillerinde, kıçıma kum taneleri kaçaraktan sevişirken çok düşündüm. Nasıl oluyor da 1978 yapımı gayet mantar bir film, milliyetçi hissiyatımı bu denli ayaklar altına alabiliyor, kasıklarımda sinirden ay yıldız biçiminde kırmızı kırmızı yaraların baş göstermesine neden olabiliyordu? Evet dostlarım, “Midnight Express” filminden bahsediyorum. Bu habis yapımın Batı toplumlarının kafasındaki “Türk imajına” verdiği hasarı onarmak, benim için bir tutku haline geldi. Çok sevdiğim kontrbasımı bile sobada yaktım bu tutku uğruna.

“Seinfeld” olsun, “The Simpsons” olsun, Omegle’dan düşürdüğüm underage İspanyol hatun olsun, (oops) bir “Turkish Prison” geyiğidir gidiyor. Ancak görülen o ki, geleneksel yöntemler bu geyiğin yayılmasını engellemek için yeterli değil. Nitekim Alperen Ocakları, Atsızcılar.com yetkilileri ve Celalettin Cerrah gibi devlet büyüklerimizin de yapmış olduğu “Olmaz öyle şey”, “Komplo bunlar”, “Polisimiz fiili livataya girişmeden evvel mutlaka vazelin sürüyor”, “Tüm mahkumlara Sartre okutuyoruz” gibi açıklamalar pek etkili olmadı. İşte burada ben devreye giriyorum. Kullanacağım yöntemin adı: Chewbacca/Gökçek Defense. Diğer bir deyişle, Türk hapishanelerindeki asıl durumun ne olduğuyla hiç ilgilenmeden “Siz kendi hapishanelerinize bakın lan orospu çocukları” diye veryansın edeceğim. Verilerim ise tamamıyla filmlere, dizilere ve televizyonlu tasolara dayalı olacak. Bana makosenlerimi giydirdiniz.

1. The Shawshank Redemption


Filmi hepiniz izlediniz zaten. Ama hatırlatmak amacıyla ben bir diyalog aktarıp, umarsız haber spikeri edasıyla geri çekileyim.


Red: Yeah? Wait a while. Word gets around. The Sisters have taken quite a likin’ to you. Especially Boggs.
Andy Dufresne: I don’t suppose it would help if I told them that I’m not homosexual.
Red: Neither are they. You have to be human first. They don’t qualify.

2. American History X


Eşşek kadar svastika ile “Ben burada çoook kişilerin amına koymuşum” edasıyla yürümek hoş. Ancak ‘idealist Neonazi’ olacağım derken bir anda sondaja maruz kalabilirsiniz. Sonra yemeği bile ayakta yersiniz. Benden söylemesi.

3. The Butterfly Effect


Radyoaktif bir kelebek, sakar bir delikanlıyı ısırır ve bir süper kahraman doğar… Yok lan öyle değildi bu. Hapishaneden kaçmak için sakso çekmesi gerekiyordu adamın.

In Conclusion

Bilyon kişinin izlediği, zilyon dolarlık bütçeli üç tane filmden fotoğraflı örnekler vererek Amerikan hapishanelerinin nabzını tutmaya çalıştım. Dizilere ve televizyonlu tasolara gerek bile kalmadı açıkçası. Her şey ortada. Amma velakin bu Amerikan veletlerindeki “Midnight Express” ve “Turkish Prison” aşkı durmak bilmiyor arkadaş.

American Idiot: Turkish prisons are really…
Gökçek Vederson: Ya sen şimdi bırak Turkish prisons’ı… Buyrun bakın elimde belgeler var.

1 thought on “Turkish Prison”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *