You’ve Got Robinho, You’re Going Down


Başlık benim çok da inandığım bir düşünceyi yansıtmıyor aslında. Sonuçta söz konusu genç bir adam ve henüz elimizde yeteri kadar veri yok. Ama Robinho’nun fena da başlamadığı Ada kariyerini çarçur etme eğilimi baş gösterdi bu hafta başında. Pazartesi günü Manchester City’nin Tenerife kampında olması beklenirken, aniden sırra kadem bastı genç Brezilyalı. Daha da ilginci, kişisel danışmanının dahi bu hareketin nedeninden bihaber olduğunu açıklaması. Robinho ise acil bir ailevi meseleden dem vuruyor, ancak bu teknoloji çağında Mark Hughes’un bundan haberdar edilmiş olması gerekmez miydi sorusuna cevabı yok… Robinho’ya yakın kaynaklar, çarşamba günkü Newcastle maçında oyuncunun sahada yerini alacağını ve İngiltere’ye döndüğünde her şeyi yoluna sokacağını yazmış olsalar da spekülasyonu seven Ada basını Robinho’nun bu davranışını Kaka’nın kararına yormuş durumda. Bir örneği de aşağıdaki karikatürde hayat bulmuş. Tıkla büyüsün… Hayır Robinho değil, o hiç yaşlanmayanlardan! Bu arada Mark Baba’ya da acıyorum, transfere henüz ilk aşamada şüpheyle yaklaşmıştı, bloga da taşımıştım o huzursuz ifadelerini hatta. İsteyen arşive geçebilir…


Manchester City hakkında bir blogda yazılabilecek en uzun yazıyı yazmıştım belki… Sonra Şeyh Mansour geldi, kağıtlar yeniden karıldı. Bu transfer döneminde insanları Kaka olayıyla oyaladılar, fakat gerekli yerlere takviyeler gecikti bana kalırsa. Christmas öncesindeki tepetaklak gidişten Felipe Caicedo ve Robinho’nun coşageldiği Hull City maçı ile birlikte biraz olsun sıyrılmışlardı ama lig tablosunda şu anda bulundukları konum kimseyi tatmin etmiyor. Sol beke yapılan Wayne Bridge takviyesi iyi bir hamle bana kalırsa, 10 milyon poundluk bedeliyle de güzel bir imza. Craig Bellamy’ye verilen 14 milyon pound ise biraz fazla gibi gözüküyor ilk bakışta, her ne kadar oyuncuyu çok sevsem de…


Sıradaki ismin ise Nigel De Jong olduğu konuşuluyor ki en dişe dokunur hareket de bu olur. Zira Gelson Fernandes bu ölçekte bir takımın orta sahasında yükü taşıyabilecek bir isim değil, Michael Johnson’ın sakatlığı da Citeh’ye çok yardımcı olmadı. Aslında şugar çocuk o… E takdir edersiniz ki, Temmuz ayında 2346. yaşını dolduracak Dietmar Hamann’la da zor. Vincent Kompany’ye iyi bir partner bulunması şarttı ve Hollandalı bu işi hakkıyla yerine getirebilir… Tabi Kaka olayı Şeyh’in motivasyonunu kırmıştır az da olsa. Hayatta paranın satın alamayacağı şeyler de var, MasterCard da yetmiyor… NBA blogu görünümünden biraz olsun sıyrılalım diye başladığımız bu hafiften zoraki yazıyı Levent Kırca usulü bitirelim: Bu Robinho’dan adam olmaz!

“It is important to underline that I did not return to Brazil because of the Kaka deal. He is one of my good friends and it would have been great to see him at Manchester City – but it had nothing to do with his decision to stay in Milan.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *