Keano Anfield’da


28 yaşında olduğuna inanması zor. CM’yi hayatımızın merkezine koyduğumuz, sevgiliden ayrılma sebebi yaptığımız yıllarda Wolverhampton formasıyla dikkatimizi çekmişti sanal mecrada. Coventry City, Inter, Leeds United derken 22 yaşında beşinci kulübü olan Tottenham ile imzaladı Robbie Keane. White Hart Lane onu sevdi, o da White Hart Lane’i. Ancak bu sezon Rafa Benitez’in bir numaralı hedefi olunca Londra’da kalması zorlaştı. Juande Ramos para konusunda çok derdi olmamasına rağmen oyuncularını tutmakta zorlanıyor. Dimitar Berbatov’un da Sir Alex Ferguson’ın gündeminde olduğu bilinmekte. 18 milyon pounda Liverpool’a kaptırdığı Keane ilk büyük fire oldu onun adına. Belki yeri Giovani Dos Santos’la doldurulabilir, ama eğer Dimi de yolcuysa yeni bir isim şart.


Keane’e dönecek olursak benim beğendiğim bir oyuncudur, Rafa’nın da bu tip oyunculardan hoşlandığını biliyoruz. Golü koklayan bir adamdır, doğru yerde doğru zamanda olmuştur hep. Bununla birlikte gençlik yıllarında sıkça eleştiri konusu olan son vuruşları da gelişti yıllar geçtikçe. Tek vuruşu en iyi yapan oyunculardan biri hatta bana kalırsa. Kariyerinde Liverpool gibi bir takım olduğunu söylemek zor, Inter’de çok kısıtlı şans bulmuştu zira. Ronaldo’nun sakatlığında Christian Vieri’ye partner arayışında Inter’in en güvendiği isimdi belki de Robbie Keane, ancak birkaç maç etkisiz kalınca medyadan büyük eleştiri aldı. Bobo’nun partneri de ne o, ne de Hakan Şükür olabildi o yıl. Emektar Ivan Zamorano’ya dönüldü yine. Tottenham son yıllarda orta sıra takımı görüntüsü çizse de Ada’nın en büyük kulüplerinden biridir şüphesiz. İşte bu kulüp Robbie’ye değer verdi, o da bir aidiyet duygusu hissetti kariyerinde ilk kez. Geçen sezon FA Cup’taki başarıda da başrollerden biri Robbie’ye aitti, sene sonunda ise Ramos’la yaşadığı sürtüşmeyle manşetleri süsledi daha çok. 28 yaşında ikinci büyük patlamasını yapabilmek için çok büyük bir fırsat geldi önüne. Her ne kadar önümüzdeki sezon Tottenham’ın parlak günlerine dönmesi yönünde büyük bir beklenti olsa da, Şampiyonlar Ligi’nin gediklisi Liverpool’dan gelen teklifi geri çevirmek kolay olmazdı.


Olmadı da, Rafa ilk hedefine ulaştı. Sırada Gareth Barry mi var, yoksa Xabi Alonso takımda mı kalacak? Bunu bekleyip görmek lazım. Ancak Ryan Babel ve Dirk Kuyt’un kanatta da kullanılabileceğini düşünürsek forvet bölgesinde hem zenginlik, hem de bir çeşitlilik sözkonusu Liverpool’da. Gerçekten 4 isim de farklı güçlü yanlara sahip. Yine de bence savunmada Premier League’de zirve yarışına ortak olabilecek bir görüntü çizmiyorlar. John Arne Riise’nin yerine Philipp Degen geldi falan da Martin Skrtel, Jamie Carragher ve Sami Hyypia ne kadar yeterlidir, zamanla göreceğiz…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *